# Intro
Girizgah olaraktan, bu sözde *inceleme*de yapacağım tüm yorumlar benim kişisel izlenimlerim, yazma üzerine herhangi bir kalifikasyonum yok, sadece *aşçı olmayan biri de damak tadına sahip olabilir* bakış açısıyla yorum yapıyorum.
Konsept düzeyinde bazı şeylere karşı dursam dahi, hikayenin sahibi sensin, neyi nasıl anlatacağın sana kalmış.
# Yatak odası
- Uyanıştaki *yine sıkıcı bir gün, yine okula gitmem gerekiyor* az sonra öğrendiğimiz yeni bir okulda ilk gün oluyor oluşu bağlamsal olarak çatışıyor. Şikayet cümlesi rutinleşmiş bir hayattan dem vururken uyanılan gün aslında nispeten rutinin dışında olan bir gün, yeni bir okula gidilen bir gün.
- *~~Bu toy knife bi gimmick mi, başka yerlerde de rastladım hikayenin aşırı erken bir noktasında alakasız bir bıçak buluyoruz çekovun tabancası gibi bir şey midir nedir :D~~*
# Kahvaltı
- Geriye dönük seçim yapma konsepti bana biraz tuhaf geliyor (ne rüyası görmüştün muhabbeti)
- > rüyada hangi kulübü gördün muhabbeti ana karakterin ileriye dönük hangi kulübe gideceksin muhabbeti gibi zaten 4 seçenek var "Her yerde resimler vardı" - > resim kulübü, "Müzik duydum" -> müzik kulübü "Havuz vardı" Yüzme kulübü gibi gibi
+ Şu belli bariz zaten, itiraz sadece o şekilde yapılıyor olmasına
- > hmm düşüneyim bi orayı nasıl değiştirebilrim diye şuan aklıma fikir gelmiyor
+ bana kalsa, okula yürürkenki monolog muhabbetlerinin arasına belki serpiştirilebilir, yahut tamamen skiplenip kulüp meselesi gerçek hayatta gündem olacağı ana saklanabilir.
- Babanın arka plandaki monokrom mob duruşu hakaret gibi, o baba canlansın ya...
- *nasıl canlanabilir? belki renkli olup gözünün kenarıyla sana baksa yeter, eğer her türlü pasif olması isteniyorsa; öteki türlü önplandaki anne **tüm dikkatinin burada olduğunu ve olacağını biliyorum** enerjisi veriyor*
# Yol
- Yoldan geçen insanların muhabbetlerinin ana karakterin düşünceleriyle eş zamanlı olarak gözükmesi mümkün mü? Veya kendi kendine düşünürken elalemin cümlelerinden sadece kesitler duyup, özellikle milletin ne konuştuğuna dikkat edince tam cümleleri duyabilir. Sadece bir fikir ^^
- Okula dair şikayet yine sanki *devam eden bir sıkıntılı durumdan şikayet ediliyor* havası veriyor ama yeni bir okula gidiyoruz.
# Okul girişi
> 
- Şurdaki seçeneklerin hepsinde (lie) yazsa nasıl olur? :D bir nevi ima yoluyla nasıl bir anime olduğundan asla bahsedemeyeceği bir şey izliyordu gibi ^^ Bir de tıpkı rüyanda ne görmüştün muhabbetindeki gibi *geçmişte ne olduğuna karar vermeye yönelik seçim* yapmamış olursun.
# Sınıfa gidiş
# Sınıf/ders/uyku
Hocaya hitap edilirken cümle sonunda "teacher" yerine "sir" kullanabilirsin. İngilizce hocalarımdan bazıları buna özellikle vurgu yapmıştı, üç farklı hoca bunu tarif etmişti, ingilizcede hocaya sir diye hitap edilir demişti, benzer şekilde bir kadınsa da ma'am denir demişti.
Dersteki rüya bi tık erken geldi, ama son cümlede verdiğimiz Ğ cevabından dolayı tamamen kabulleniyorum ve yoluma bakıyorum :D
# Ders sonrası
- Hoca iyi misin diye sorduğundaki cevap seçeneklerinde parantez içi ifadeler olmasa da olabilir bence. Hem hangi cümlenin hangi niyette olduğu son derece açık, hem de daha doğal durur gibi geliyor.
# Okul çıkışı
- Gerçek heroine hikayeye katılıyor :D Kızdaki *İSTEDİĞİMİ YAPIYORUM NE DÜŞÜNDÜĞÜN ÇOK DA UMRUMDA DEĞİL* enerjisi iyi
# Resim Kulübü
- Resim çizmeye dair marcele bir şey sorduğumuz durum ile sormayıp kendimiz fevri davranarak resim çizmeye kalktığımız durum arasında bir fark olmalı, bunun yanı sıra lora zamanı bükerek mi ortalığı sıçıp batırıyor orasını çözemedim.
- Sessizce beklesek, sonra marcel bize resim çizdirse insani bir diyalog kurma fırsatımız oluyor ama öteki türlü diyalog seçeneklerimiz iki aşırı uçtan biri oluyor, ya siktir çekiyoruz ya da diz çöküp yalvarıyoruz. Ana karakterin kişiliğinden bu kaynaklanıyor olabilir tabi.
# Kitap Kulübü
- Kızın kendini kaptırıp zibilyon cümle kurduğu yerdeki hızlanan cümle akışı güzel, bunun yanı sıra belki şiiri okuduğu yerde bir seferde birkaç mısra bir arada gözükebilir.
- Şiirde hocayı çözüşümüz bi tık sürreeldi
# Diğer/Genel
## Cümle içi/sonu text vurguları
Cümlenin, yahut belirli ifadelerin daha vurucu etkisi olsun diye kullanılıyor diye varsayıyorum, ancak bana aşırı sık kullanılıyor hissi verdi, hikayenin daha can alıcı noktaları geldiğinde gerçekten bir noktada cümlede güçlü bir vurgu olsun isteyip vurguyu kullansan bu sefer okuyucu vurgulara karşı çoktan hissizleşmiş olabilir.
## Cümleler arası geçişler
Sanki olması gerekenden böyle bi yarım saniye felan daha yavaş/geç oluyor gibi geliyor. Bunun yanı sıra, bazen cümleden geçiş yapmak için tık spamlarken yanlışıkla bir sonraki seçimi rastgele basabiliyoruz, bunun en net örneğini derste kendimizi tanıttığımız kısımda bazı cümleleri geçmeye çalışırken yaşadım. Her zaman geçerli değil sanıyorum ama metin bölgesine değil de sahneye tıkladığımız zaman bir sonraki cümleye geçemiyoruz.
## İsmini (henüz) bilmediğimiz kişiler
İsimlerini öğrenene kadar diyalog esnasında tanımadığımız kişilerin ismi yazmayabilir. Bunun yanı sıra *kim olduğu önemli olmayan* kişilerin cümlelerinde *someone* gibi bir başlık olmaksızın sadece cümleleri görebiliriz. İç düşüncelerimizle çatışmaması için belki font yoluyla bir ayrıma gidilebilir, belki iç düşünceler hep italikte olur felan, bilemiyorum.